Azerbaycan Ekonomisinin Genel Durumu ve Yabancı Yatırımlar

Azerbaycan ekonomisi üzerine geniş bir araştırma, bu yazımızda sizlerle. Tarih arşivi sizler için araştırmaya devam ediyor.


Azerbaycan Ekonomisinin Genel Durumu

Tarihten günümüze kadar Güneyle Kuzey, Doğuyla Batı arasında konumlanan Azerbaycan her zaman ister coğrafi yapısı, isterse de doğal rezervleriyle yabancı ülke ve şirketlerin yatırım listelerine öncülük yapmıştır. Dünyanın en eski insan yaşam merkezlerinden olan Azerbaycan antik çağlardan Doğuyla Batı arasındaki ticari hayatın koridoru rolünü üstlenmiştir. Çin ve Hindistan’da üretilen mallar Avrupa pazarlarına taşınması için Büyük İpek Yolu ve diğer ticari yollar aracılığıyla bu coğrafya üzerinden taşınmış, özelliklede Rusya ve Doğu Avrupa ülkeleri için en uygun koşullu ulaşım Azerbaycan üzerinden olmuştur. Bunun içinde Azerbaycan her zaman diğer ülkelerin merakında olduğu ve bu ülkeyle ticaret yaptığı bir ülke olmuştur.

Zengin petrol ve doğalgaz rezervlerine sahip Azerbaycan ’a yapılan yabancı yatırımlar XIX yüzyılda petrol ve sanayiinin diğer kollarının gelişimiyle daha çok ön plana çıkmıştır. İlk olarak Azerbaycan ’a yapılan büyük çaplı yabancı yatırımlar arasında Siemens kardeşleri yer alıyor ki, 1865 yılında Gedebey adlanın bölgede bir bakır madeni ve bakır eritme fabrikası inşa etmiş olan Siemens kardeşler, çok kısa zamanda altın, gümüş madenleri üzerinde büyük fabrikalar kurmuş ve diğer ülkelere ihracat yapmıştır. 1914 yılına kadar Azerbaycan ’da farklı sektörlerde yatırım yapan Siemens kardeşleri şirketi harcadığı sermayenin çok üstünde bir gelir elde etmiştir.

Bunun ardınca yapılan büyük çaplı ikinci yatırım petrol saniyesine yapılmıştır. 1883 yılında dünyaca ünlü Rothshild ailesine bağlı olarak Hazar- Kara deniz birliği şirketi kurulmuş ve kısa sürede Bakü ’nün petrolle zengin Balxanı, Sabunçu, Ramana gibi bölgelerinde araziler alarak Rusya’nın kırsal kısımlarına ham ve beyaz petroller gönderilmiştir. Kısa zamanda bir çığ gibi büyüyen Hazar- Kara deniz birliği 1883 yılında 2.4 milyon pud petrol ihraç ederek başlangıç yapmıştıysa artık 1889 yılında bu rakamı 30 milyon puda ulaştırmıştır. Şirket Azerbaycan ’da petrolün taşınması için Bakü-Batum boru hattının çekilmesinde büyük pay sahibi olmuş ve finansman sağlamıştır. 1913 yılına kadar petrol sektörüne öncülük yapan Rothshildler 1.5 milyon ruble sermayeyle kurdukları şirket onlara sadece 1913 yılında 10 milyon ruble kazandırmıştır.

XIX yüzyılda Azerbaycan’a yapılan büyük çaplı yabancı yatırımlardan arasında Nobel kardeşleri de büyük bir paya sahiptir. Şöyle ki, bu şirket Bakü ’nün zengin petrol rezervlerine yönelik ilk yatırımını 1875 yılın da 1000 sterlin para ödeyerek petrol kuyuları kazılırken kullanılan küçük çaplı mekanizmalar hazırlayan bir fabrika alarak 1876 yılında ilk kazı işlerine başlamıştır. Kısa sürede bol kazanç elde eden şirket artık beyaz petrol ve petrol mamulleri üretimini ve petrolün taşınmasını hayata geçirmiş ve 1879 yılında 3 milyon ruble yatırım yaparak Nobel Kardeşleri Birliğini kurmuştur. Kurulduğu zamandan 1900 yılına kadar Nobel Kardeşleri Birliğinin sermayesi 15 milyon rubleye kadar yükselmiştir. Günümüzdeki Nobel ödüllerinin büyük ölçüde finansmanını Bakü petrollerinden elde edilen gelir sağlamaktadır.

Petrol sanayisinin yanısıra bu dönemde pamuk, ipek, tarım gibi sektörlere de bir çok yatırımlar yapılmış ve genel olarak büyük kar elde eden yabancı şirketler olmuştur. Rekabetin daha çok olduğu bu dönemde doğru yatırım politikası izleyen şirketler hep kar etmiş, kazançlarını daha da artırmıştır. Yukardaki bazı örneklere bakarsak bu dönemde Azerbaycan doğal rezervleri ve coğrafi açısından yabancı ülkeler ve yatırımcılar açısından kazançlı ve cazip bir pazar olarak çok büyük öneme sahip olmuştur.

Birinci dünya savaşından sonra 1918 yılında doğuda ilk demokratik cumhuriyeti kuran Azerbaycan, Birinci Dünya Savaşı’nın ve Çarlık Rusya’sının bıraktığı ekonomik zorlukları aşmak için ilk olarak enflasyonu frenlemeli, komşu ülkelerle ekonomik ilişkileri düzenlemeli, kendi para birimini hazırlamalı, vergi sistemini düzenlemeliydi. Kısa zamanda hükümet özel mülkiyetin desteklenmesi için kanun tasarısı çıkarmış, milli para birimini, merkez bankasını, gümrük ve vergi sistemlerini yaratmıştır. Ama tüm bunlar ülkedeki mali durumu düzeltememiş, siyasal istikrarın olmaması işsizlik oranını artırmış, milli para birimi değerden düşmüş, devlete güven azalmıştır. Tüm bunları göz önünde bulunduran genç hükümet bu durumdan kurtulmak için ilk olarak dış ülkelerle ekonomik ilişkileri kurarak yabancı sermayenin ülkeye gelişini açmak için bir sıra kanun tasarısı hazırlamış, Türkiye , İran, İngiltere, Amerika, Fransa, Gürcistan ve bazı Orta Asya ülkeleriyle ekonomik ilişkilerin yaratılması için adımlar atmıştır. Ülkenin en önemli kazanç elde ettiği petrol sektörünün altyapısının çökmesi ve Bakü- Batum petrol boru hattının işlev durumda olmaması bu ilişkilerin kurulmasını ve yabancı sermayenin gelişini engelliyordu ki, bunun aradan kaldırılması için, beyaz ve ham petrolün Gürcistan üzerinden dünya piyasasına çıkması için bu ülkeyle transit anlaşmaları yapılmış, Bakü- Batum hattı işlev duruma getirilmiştir.

Tüm bu reformlar yabancı ülke ve yatırımcılar açısından dikkatle izlenmiş ve olumlu bulunmuştur. Zira artık Paris Barış Konferansında bağımsızlığı resmen tanınmamasına bakmayarak Almanya ’yla karşılıklı ekonomik ilişkilerin kurulması için sözlü anlaşma yapılmış, Fransız dış ilişkiler bakanı Pişoyla görüşler sırasındaysa Fransa ’dan ülkeye günlük tüketim ürünlerinin getirilmesi için müzakereler olmuştur. Bundan sonraysa artık Fransa ve İtalya ’dan sanayii ürünleri ülkeye ithal edilmeğe başlanılmıştır. ABD ve İngiltere ’yle de ekonomik ilişkilerin kurulması için müzakereler başlamış ve 1920 yılının Ocak ayında dönemin ekonomik gücü olan ABD ile ticari anlaşma için anlaşma elde edilmiştir.

Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti ülkedeki mevcut yabancı sermayenin ve şirketlerin çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve kalkınması içinde bir sıra adımlar atmıştır. İlk olarak 1919 yılı şubat ayında değeri 20 milyon manat olan fon yaratılarak ülkedeki sermayenin teşviki için bu fonttan 10 milyon manat değerinde kredi ayrılmıştır. 18 Ekim 1919 tarihinde ülkedeki en büyük yabancı şirketlerden olan Nobel kardeşleri birliğine Büyük Şor gölünün işletilmesi anlaşmasının vaktinin bittiği için yenilemiş ve şartlarda bir sıra kolaylıklar yer almıştır. Faaliyet gösterdiği iki yıl gibi kısa sürede Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti ekonomik alanda büyük işler görmüş ve reformlar yapmıştır. Bağımsızlığının kısa sürmesiyse bu reformların hayata geçmesini engellemiş, yapılmış olan reformlarınsa etkisinin ülke ekonomisinde his edilmesinin karşısını almıştır.

Sovyetler Döneminde Azerbaycan Ekonomisi ve Yapılan Yabancı Yatırımlar

Birinci dünya savaşından sonra merkezi Rusya ’dan yönetilen sosyalist devrimi kısa sürede Azerbaycan ’a ulaşmış ve 1920 yılında Azerbaycan kendi bağımsızlığını kaybetmiştir. Siyasal bağımsızlığının yanında kendi ekonomik bağımsızlığını da kaybeden Azerbaycan artık Sovyetlerin ekonomik ihtiyaçlarına göre planlanan

ekonominin özerki haline gelmiştir. Sovyetler döneminde de Azerbaycan’ın en önemli ekonomik gücü olan petrol diğer Sovyet cumhuriyetlerine ihraç edilmiştir. Ekonomide tüm olumsuzluklara rağmen sanayi ve tarım sektörleri planlı bir şekilde hazırlandığı için ülkede iyi bir şekilde altyapı hazırlanmış, üretim artmış, istihdamınsa minimize edilmesi istikrarlı ama sağlam ve temelleri olmayan bir ekonomik büyümeyi tetiklemiştir.

İkinci dünya savaşının patlak vermesi ve Sovyetlerin bu savaşa katılımı Azerbaycan ’ı da bir Sovyet ülkesi olarak derinden etkilemiş ve ekonomisi 1941-1945 yıllarında savaşın ihtiyaçlarını karşılanması şeklinde düzenlenmiştir. İkinci dünya savaşının sona ermesiyle dağılmış ekonominin toparlanması için merkezi devlet tarafından birçok beş yıllık plan kabul edilmiş ve ekonominin tüm yönlerinde neredeyse devrim niteliğinde olumlu değişiklikler başlamış, özellikle dağılmış altyapı hızla toparlanarak yüksek bir seviyeye ulaşmıştır (Azerbaycan tarihi V cilt 2008:123). Ülkede ekonomik büyüme oranları artık 1960 – 1970 yıllarında %5.2 1970-1980 yıllarındaysa %7.4 olmuştur. Ama Sovyetlerin kendisini dünya piyasa ekonomisinden tecrit etmesi, doğal kaynakların ve bol işçi gücünün kullanımı, enerji sektörü gibi alanlara daha çok önem verilmesi genel Sovyet ekonomisini diğer gelişmiş ülkelerden ve hatta bazı gelişmekte olan ülkelerin ekonomisinin gerisinde kalmasını ve krize sürüklenmesini sağlamış, sonda Sovyetlerin dünya tarihinde sonunu getirmiştir.

Bu durum Azerbaycan ekonomisi için ele alındığındaysa bir çok ürün ve hammadde diğer birlik üyesi ülkelere ucuz satılarak daha sonraysa nihai ürün olarak Azerbaycan ’a yüksek fiyattan satılmış, diğer yandan ülkenin ihraç ettiydi petrol ve petrol ürünleri, pamuk, tütün , şarap gibi ürünlerden elde edilen yüksek gelir birlik bünyesinde toplanmış, böylelikle Azerbaycan öz servetlerinde mülkiyet hakkından mahrum edilmiştir. Tüm
ekonomik veriler genel olarak dikkate alındığında Sovyetler döneminde Azerbaycan ekonomisinin kaybettikleri kazandıklarından daha çok olmuştur.

Bağımsızlıktan Sonra Azerbaycan Ekonomisi ve Yapılan Yabancı Yatırımlar.

18 Ekim 1991’de bağımsızlığını kazanan ve 70 yıllık Sovyetler Birliği yönetiminden ayrılan Azerbaycan için ilk yıllar sancılı geçmiştir. Ermenistan’ın Azerbaycan’a saldırması üzerine ülkede savaş başlamış, bunun yanısıra ülke içi istikrarsızlık, hükümet değişimleri gibi olumsuz faktörler ekonomini de doğrudan etkilemiş, enflasyonlar, yüksek seviyede işsizlik, ekonomik büyümeyi durdurmuş, iş yerleri kapanmış, üretim azalmıştır.

Bu durumda ülke ekonomisinin krizden çıkması için zengin doğal rezervlere ve elverişli coğrafi konuma sahip Azerbaycan’a yabancı sermayenin gelmesi için hükümet bir sıra adımlar atmış sonuçta ilk olarak petrol sanayisine yatırım yapması için yabancı şirketlerle mutabakata varılmıştır. Azerbaycan’ın ilk cumhurbaşkanı olan Ayaz Mütallibov döneminde Amoco şirketinin petrol sanayisine 650 milyon dolar yatırım yapması için 3 maddelik anlaşma yapılmış, bunun ardınca Ramco ve Penzoil şirketleriyle SOCAR arasında görüşmeler başlasa da Mütallibov’un istifa vermesiyle görüşmeler rafa kalkmıştır. Ebulfez Elçibey ’in iktidarı dönemindeyse batılı devletler ve şirketlerle görüşmeler daha da sıkılaştırılmış ve 1992 yılının eylül ayında Azerbaycan’ın en büyük petrol yataklarından olan Çırag ve Şahdeniz yataklarının işletilmesi için BP ve Statoil şirketleriyle bir ön anlaşma imzalanmış, 9 kasım 1992 tarihindeyse Azer-Çırag- Güneşli yataklarının ortak işletimi hakkında BP ile SOCAR arasında memorandum imzalanmıştır.

 

Tüm bu gelişmeleri Azerbaycan’ın komşu ülkeleri olan Rusya , İran kaygıyla izlemiş ve Hazar Denizinin statüsü belirlenmemiş bu coğrafyaya yabancı sermayenin gelişiminden rahatsız olduklarını defalarca belirtmiş, Elçibey liderliğindeki Azerbaycan Halk Cephesi partisiyse ekonomik kriz ve Dağlık Karabağ sorununun adaletli çözümü için yabancı sermayenin ülkeye gelmesi ve ülkenin zengin petrol rezervlerinin dünya piyasasına çıkmasında görmüştür. Ülkenin petrol rezervlerine büyük ölçekte yabancı sermayenin gelmesi için yapılan görüşmeler ve anlaşmaların hayat geçmesi için somut adımlar atılmağa başladığı dönem Azerbaycan ’da Rusya destekli Suret
Huseynov darbe yapmış ve AHCP iktidarının istifasının ardından tüm anlaşmalar askıya alınmıştır. Haydar Aliyev zamanında Azerbaycan ekonomisi…

Haydar Aliyev’in iktidarı devralmasıyla ilk olarak 1994 yılında Ermenistan’la ateşkes imzalanmış, siyasal istikrar sağlandıktan sonra ülkenin ekonomik durumunun iyileştirilmesi ve yabancı sermayenin Azerbaycan’a gelmesi için kollar sıvanmıştır. Toprakların yüzde 20 si işgal edilmiş, 1 milyondan fazla vatandaşı göçmen durumuna düşmüş, ekonominin tüm yönlerinde düşüş kaydedilmiş Azerbaycan ekonomisinin toparlanması hiç de kolay görünmüyordu. İlk olarak temeli 7 ocak 1993 yılında atılan Devlet mülkiyetinin Özelleştirilmesi Kanununun uygulaması sıkılaştırılmış daha sonra İMF le yürütülen müzakereler sonrası İMF’nin önerdiği reçete tam uygulanmış ve enflasyonun tek haneli rakama indirilmesi için program çerçevesinde 93 milyon dolarlık düşük faizli kredi alınmıştır. Bundan kısa süre sonra enflasyon kontrol altına alınmış, GSYİH ’ in hızla düşüşü önlenmiştir. Bu programlar ülke nüfusunun refahını olumsuz yönde etkilemesine bakmayarak, genel olarak
ülkenin ekonomik çizelgesini iyileştirmiş, yabancı ülke ve şirketlerin takdirini kazanmıştır. Kısa sürede yürütülen petrol müzakereleri 20 eylül 1994 de imzalanan “asrın anlaşması “ olarak tarihe geçen anlaşmayla ülke ekonomisine 10 milyarlarla dolar yabancı sermaye ve sıcak para girişinin de önü açılmıştır. Hızla küçülen ekonomi artık 1996 dan başlayarak büyümüş , kişi başına düşen mille gelir artmaya başlamıştır.

Azerbaycan yalnızca 1994-2002 yıllarında 2.1 milyar dolar seviyesinde yabancı sermayeyi kendisine çeke bilmiştir ki, bu yatırımların yüzde % 61 i petrol sektörüne yapılmıştır. İlham Aliyev ’in iktidarı devir almasıyla Azerbaycan ekonomisinin tüm yönlerinde hızla büyüme başlamıştır. Bu büyümeyi tetikleyen petrol ve doğal gaz ihracatında hem hacim hem de fiyat artışları olmuştur. Azeri petrolünü dünya pazarına taşıyacak Bakü-Tiflis-Ceyhan Ham Petrol Boru hattının devreye girmesiyle petrol üretimi daha da artmış, bunun sayesindeyse Azerbaycan ’ın GSYİH 2005-2009 yılları arasında % 21 lik bir artışla rekor büyümeye imza atmıştır. Ekonominin her yönünde gelişimi için 3 beş yıllık program kabul edilmiş, genel olarak ekonomiye 132 milyar dolar sermaye koyulmuş, işsizlik % 5.2 ye düşmüştür.

Tüm bu ekonomik gelişmelere rağmen diğer sektörlerin petrolün gölgesinde kalması istihdamın düşük olmasına, vergi gelirlerinin yetersizliğine ülke ekonomisinin petrol fiyatlarından asılı duruma kalmasına sebep olmuştur. Zira 2014 yılından başlayarak petrol fiyatlarındaki düşüş Azerbaycan ekonomisini de derinden etkilemiş, Azerbaycan para birimi olan Manat iki kez devalüasyona maruz kalmış, tüm bunlarsa enflasyonu artırmış ve ülke nüfusunun refah seviyesini indirmiştir. Genel olarak bağımsızlıktan sonra Azerbaycan ekonomisini özetlediğimiz zaman bağımsızlığın ilk yıllarında ülkenin sahip olduğu zengin petrol ve doğal gaz rezervlerinin dünya pazarlarına ulaşılması için görev alan farklı hükümetler eylemlerde bulunmuş, ülkeye yabancı sermayenin gelmesi için mücadele vermiştir.

Tarih literatürüne Asrın Anlaşması olarak geçen anlaşmanın imzalanmasından sonra Azerbaycan ekonomisindeki sıkıntılar giderilmeğe, piyasa ekonomisine geçiş sürecindeki sancılarsa azalmağa başlamıştır. Asrın Anlaşmasından sonra Azerbaycan petrol hasılasını artırmış, dünya ekonomisindeki petrol talebi ve
fiyatlarındaki genel artışsa Azerbaycan ekonomisi hızla geliştirmiştir. Petrol ve doğalgaz ihracatından elde edilen yüksek gelirler esasen ülke savunması, Karabağ sorunundan dolayı göçmen durumuna düşmüş nüfusun sıkıntılarının giderilmesi, ülkenin tanıtımı , dağılmış tarım, hizmet , sanayii gibi sektörlerin altyapısının iyileştirilmesi ve b. ülke için hayati önem taşıyan sektörlere harcanmıştır. Azerbaycan her ne kadar petrol ve doğalgaz sanayisinden yüksek gelir elde etse de, bu ülke ekonomisinin diğer sektörlerini gölgede bırakmış, bazı sektörler az gelişmiş ve ya hiç gelişmemiştir. Hükumet ülke ekonomisinin petrol ve doğalgazdan bağlantısının minimize eden ve diğer sektörlerin gelişimi için reformlar paketi hazırlasa da ülkede genel olarak rüşvet, şahsi çıkar gibi olumsuz etkenlerin yaygın olması bu reform paketlerinin karşısını almıştır. Bu yazımızda Azerbaycan ekonomisinin tarihi, Azerbaycan ekonomisi hakkında genel bilgiler ve Azerbaycan ekonomisi genel yönetimi ve durumunu ele aldık. Başka bir makalede görüşmek üzere. Tarih arşivi sizler için araştırmaya devam edecek.


Bu Backlink Nasıl Olmuş?

Çok Kötü Çok Kötü
0
Çok Kötü
Eh İşte Eh İşte
0
Eh İşte
Harika Harika
0
Harika
OMERBURAK

0 Yorum

Format Seçiniz
Makale
Standard Backlink makalesi oluşturun
Liste
Klasik Ama Detaylı Listeler Oluşturun
Video
Youtube yada diğer sitelerden video ekleyin izlenme oranını artırın